| |
|
CİN
VE CİNLER ALEMİ HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ |
ANA SAYFA |
Cin
ve Şeytanın Farkları
Burada
dikkat edilmesi gereken nokta; cinler, insanın doğrudan beynine,
aklına, düşünce sistemine nüfuz edebilir, o bölgeleri tesir altına
alabilir.
(Korku, endişe, ürperti, hayal kurma gibi olaylarda olduğu gibi) Şeytan
ise farklıdır, o yaratılış gereği kalbe ve inanç merkezine nüfuz eder.
Kalbin yanında bulunan lümme-i şeytaniye denilen yerde, devamlı surette
insana vesvese verir, onu ifsad etmeye çalışır. Şeytan, en büyük düşman
olduğu halde, gerektiğinde cinleri, gerektiğinde habis ruhları,
gerektiğinde
ise insî şeytanları kullanarak, kötülüklerini bunlar vasıtasıyla
sergileyerek
varlığını insanlara unutturmaya çalışır. Bu gaflet hâlinden kurtulmak
için,
insanın inancı kuvvetli, düşünce ufku berrak, temiz kalbli, hizmet
şuurundaki
insanlarla münasebetinin çok olması, hakikat derslerinin yapıldığı
sohbetlere
sık sık gitmesi ve dünyayı bir misafirhane olarak görmesi gerekir.
Özellikle sosyete kesiminde
bulunup da, sırf macera olsun diye böyle
seans düzenleyenler "Mevlânâ'nın ruhu geldi, falan zâtın ruhu gitti"
diyerek,
cinler tarafından aldatıldıklarının farkına varmaz ve inançlarında bir
şüphe belirir. Birçokları cinlerin aldatmasıyla ibadeti de bırakır.
İnsan
için en büyük zarar, en müdhiş hastalık, Allah'dan (c.c.) uzaklaşmaktır
ve şeytan, bu konuda tuzağına düşen hiçbir kimseye acımaz.
İnsanlar bu câzibedar cin
oyunları, cin çağırma, ruh daveti, seans
gibi şeylerle meşgul olup, cinleri görmek sevdası yerine, temiz bir
kalble,
ihlâslı bir niyetle, iman hakikatleri dersini aldıktan sonra, nefis
terbiyesi
neticesinde mânen terakki ederek ulvî ruhlarla, büyük zâtlarla Allah'ın
izniyle görüşebilir.
Böyle bir makama erişen insan,
cinlerle görüşmeyi onlara soru sormayı
veya onlardan herhangi bir bilgi öğrenmeyi neylesin?
Önümüzde, boyutları bizce tam
belli olmayan bir metafizik âlem vardır
ve cinler bu âlemin sakinlerinden ancak bir çeşididir. Kur'an-ı
Kerim'in
tılsımatıyla, hakikati görebilen gözlerle, bu âlemi keşfetmeye ve
Allah'ın
izni ile fethetmeye devam edeceğiz. Bu sahada ilim ve bilgilerimiz
arttıkça,
cinleri birçok sahada istihdam edeceğiz (çalıştıracağız). Yeryüzünün
ilk
sakinlerini, teknolojinin ilerlemesiyle daha iyi tanıyacağız ve onlara
daha çok âşinâ olacağız.
Kaynak:
Cinler, Doğan Mirzaoğlu
|
|