Örtünürken Giyinebilmek
  Aksiyon - 207

Dış kıyafet şekilleri muhafazakar çizgi tercihinde olanlar için ciddi bir sorun. 1970’lerde giyilebilecek pardösü dahi bulunamazken

80’lerin sonuna doğru bu tarz üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte 90’lara tesettür defileli markaların dillendirdiği yoğun bir potansiyelle girildi. Öyle ki bir dönem, örtülü bayanlar için dış giyim denince akla ilk gelen tarz pardösü olmuştu. Genç kesim ya da üniversiteli kızlar bu tarz şıklığın en etkin taşıyıcısı durumundaydılar.

Yoğun talep karşısında artan fason üretimin oluşturduğu tekdüzeliğe karşı markaların etkinliğini koruyamayışı yine aynı kesim içinde özgün tasarımcıları doğuracak ve özellikle üniversiteli genç kızlar yoluyla tanınan stilistler oluşacaktı.

Tesetttür giyim üretiminin daha çok dış giyim tarzında oluşu zamanla ev hanımlarını ev içi uygun kıyafet arayışlarına götürmeye, çalışan kesimde ise daha rahat hareket imkanı sağlayacak fakat tesettür çizgilerini de zorlamayacak tarzlar bulma sıkıntılarına doğru taşımaya başladı.

Portakal Çiçeği Moda Evi, ev hanımlarının ev içi giyimlerinin çizgilerine daha özgün bir yaklaşım getirmek amacıyla ve ev hanımlarının katılımıyla oluştu. Fakat hitap ettikleri üst gelir çevresinin dışına çıkamadılar.

Öte yandan çalışanlar, ev hanımları ya da öğrenci kesimi için kendi tarzlarını ortaya koyabilecekleri Haute Couture, ya da ‘en iyi dikiş, en iyi kumaş ve en iyi model’ tanımıyla çalışan isimlerin bu camiada da yeralmaya başlayışı, giyim şekillerinde özellikle de günlük kıyafet ve abiyelerde çeşitlenerek farklı gelişmeleri bir başka boyutuyla etkileyeceğe benziyor.

Üniversitelilerin Perihan Ablası

Sekiz yıl önce iki öğrenciyle işe başlamış Perihan Mataracı. Üniversitenin mescidine astığı el ilanıyla ulaşmış bu öğrencilere de. İstanbul’daki bütün üniversitelerde tanınır olmuş sonra. Kendisini de gençlerin stilist ve modacısı diye tanımlıyor. Onların yeniliğe daha açık oluşu, tasarladıkları modelleri kendisine kolaylıkla aktarabilmeleri ve ortak fikirler sonucu çıkıyormuş yeni modeller. Gençlerin memnuniyetini belirtme şekilleri de çok etkilemiş Mataracı’yı. “Onların sevinci de iltifatı da bir başka oluyor ve yorgunluklarımı unutturuyor” diyor.

Perihan Mataracı’nın ilginç bir özelliği de evlendikten sonra bu işe başlamış olması. Eşiyle birlikte çalışıyor ve müşterilerle oluşturdukları modelleri eşine aktardığında hiç eksiksiz aynen o modelin çıktığını belirtiyor. Bir bakıma başarısında eşinin rolü çok önemli. Şu anda genel olarak pardösü ve ceket—etek gibi dış giyim konusunda çalışmayı tercih ediyor ve bu alanda iddialı. Diktiği kıyafetleri dışarıda karşılaşan müşterilerinin birbirleri üzerinde uzaktan tanıdıklarını söylüyor. Kıyafetlerde kendine özgü farklılıkların dikkat çektiğinden ve beğenildiğinden emin.

Tarzının çok gösterişli olmamasına dikkat ettiğini belirtiyor. Ona göre dışarıda özenli olunmalı fakat, tesettür ölçülerinden de çıkılmamalı.

Üniversiteliler arasında rağbet gören biri olarak onların son zamanlarda içinde bulundukları duruma dair bir yorumu var Mataracı’nın. “Üniversitelerde başlarını açan kızlarda artık pardösülerin boylarının uzun olması da anlamını yitirdi” diyor. Pardösü talebinde çok büyük bir düşüş olduğunu belirtiyor. Yine de o bu tarzda kararlı. Ancak çok özel durumlarda abiye ve nişanlık çalışabiliyor. Yaptığının en iyisini yapmak hedefinden yola çıkarak kendisine böyle bir sınır çizmiş. Fiyatları da bu yüzden çok yüksek tutmuyor. Emeğin fazlasıyla üstünde tutulan miktarları da eleştiriyor.

Sekiz yıllık bir tecrübenin ardından hangi müşterisinde hangi modelin nasıl duracağını, hangisinde hataların nasıl asgariye indirileceğini kestirmesi problem olmuyor.

Bir de Arnavut müşterileri var Mataracı’nın. Arnavutların giyinmeyi çok sevdiklerini tespit etmiş. Müşteri potansiyelinden bir hayli memnun. İlginçtir ama atölyesinin kapısına bir yazı yazma gereğini bile duymamış.

Haute Couture tesettürde

Daha çok günlük kıyafetler ve abiye tarzında houte couture çalışan Yasemin Babayiğit, bir başka boyutuyla yaklaşıyor muhafazakâr kesimin giyim probemlerine. O aynı zamanda bu camianın ilk haute couture’lerinden. Güzel Sanatlar’da resim eğitimi ve tasarım dersleri almış. Houte couture’e yönelmesi ise örtündükten sonra kendi tarzında giyebileceği fazla bir materyal bulamaması sebebiyle olmuş. Kendine özgü tasarımlarının yakın çevresinden beğeni bulması bu alandaki eksikliği doldurmada bir şeyler yapmaya yöneltmiş onu.

Geçtiğimiz haftalarda açtığı atölyesinin dekorasyonuna ve renk uyumuna bakılırsa, içeriye girenler için ilk etapta önemli bir referans teşkil edebilecek ince bir zevkin yansıdığı hissediliyor.

Yasemin Babayiğit’e gelen kişinin nasıl giyinmekten zevk aldığı ve o kıyafetle nerede bulunacağını söylemesi yeterli. Bundan sonraki bütün detayları düşünmek ona kalıyor. Bu bir anlamda tüm endişenin tamamen ona bırakılması anlamına da geliyor.

Kişinin tarzını ve ona en uygun neyin gidebileceğini, ne tür eşarp ve aksesuarla kombine edileceğini onun adına düşünüyor ve birlikte kararlaştırıyorlar.

Diyelim ki bir bayan, pardösüsünü çıkarıp çok rahat bir yerde çalışıyor. Bunun için neler yapılabilir diyerek bir somut örnek veriyor Babayiğit. “Rahat, dökümlü, yumuşak kıyafetler tercih edilebilir. Pantolonlu fakat üzerini kapatabilecek şekilde dökümlü kumaşlar seçilebilir. Kumaşla uyumlu bir başörtüyle kombin yapılabilir”....

Çalışmalarında sadece örtülü bayanları da baz almıyor. Her tarzı benimseyenler için yapabileceği bir şeyler var, fakat uçuk kaçık modellerle değil, belli bir mantık dahilinde. Öncelikli hedef bayanların evlerinde ve iş yerlerinde giyebilecekleri uygun kıyafetleri ortaya koyabilmek çünkü.

Örtülü kadın için dış giyimde bir çok alternatiflerin olabileceğinin de altını çiziyor Yasemin Babayiğit.

Genel olarak günlük giyimde ve abiyede sektörel bazda eksikliklerin oluşu, onun bu tarza yönelmesinin etkenlerinden biri olarak kabul edilebilir.

Bir mevki belirlemek değil kendileri gibi olmaları adına, dayatılan bir hazır giyimin ya da belirli akımların doğrultusununun aksine, kişinin nasıl rahat edebileceği, karakteri, ne renk sevdiği gözönünde tutularak bütün bu farklılığı arzu eden herkes benim hedef kitlem diye tanımlıyor hitap ettiği kitleyi.

Ana Sayfa