|
Hüsn-i Hatt'ın
Soy Ağacı;
Hüsn-i Hatt'ı
Sanat Yapan Hattatlar |
Öyle Bir İş
Tut Ki Yaptığın İşten Dolayı Hiç Kimseye Karşı Utanmayasın
Şair Nizami
Hüsn-i Hatt'ın günümüzde anlaşıldığı
şekilde; bir sanat olarak anlaşılması ve bu şekle bürünmesi serüvenine
bir göz atmak, Hüsn-i Hatt'ı gelişme çağında yaşadıkları ile tanımaya
yardımcı olacaktır.
Bu yüzden, Hatt sanatının büyük
ıslahatçılarından bazılarına değinerek, bu sanatın birikimli
ilerleyişindeki bir takım evrelerin farkına varmış olacağız.
İbn Mukle:
Hatt sanatının ilk büyük reformisti olduğuna dikkat çekmiştik.
Harflerdeki sert ve köşeli hatları, yuvarlayıp yumuşatarak, daha estetik
bir yazı elde etmiştir.
Bir diğer önemli husus, Hattat İbn
Mukle'nin yazıda nizam ve intizamın sağlanabilmesi için elif, nokta ve
daireyi ölçü olarak kullanmasıdır. Aklam-ı Sitte dediğimiz altı önemli
yazı çeşidi bu ölçü sistemine göre geliştirilmiştir.
İbn Bevvab (Ali b. Hilal):
İbn Mukle'nin talebelerindendir. Onun en önemli özelliği hocasının
sanatını tamamlaması, özetlemesi bir manada damıtmasıdır. Çünkü onun en
güzel harflerini seçmiştir, yazının bütününde ise daha seri ve kıvrak
bir hale getirmiştir.
Hocasından öğrendiğini, bütünüyle
taklit etmek yerine, bu sanatı bir adım ileri götürmesi, İbn Bevvab'ı
çok önemli ve incelemeğe değer bir kişi haline getiriyor.
Yakut el-Mustasımî:
Son Abbasi Halifesi Mustasım Billah'ın kölesi olduğu söylenen hattat,
kendi zamanına kadar (H stili ile) düz olarak kesilen kalemi ilk defa
çapraz olarak kesmiştir. Bu şekilde yazıya, özellikle de Aklam-ı
Sitte'ye yeni bir nefes ve yeni bir açılım getirmiş, sanatta küçük bir
nüansla çok ciddi bir değişim gerçekleştirmiştir.
|

Yakut Mustasımi'ye
kadar kalem bu şekilde açılıyordu. Hâlâ Latin Alfabesi kaligrafları
kalemi bu şekilde kullanırlar. |
 |
 |
Yakut el-Mustasımi'den önce bu
sanatla uğraşanlara hattat veya kâtip denirdi. Hatta İbn Mukleye İmam'ül-Hattâtîn
denmiştir. Fakat "Hattat" ve "Hattatlık" ıstılahi manada ilk kez Yakut
el-Mustasımi şahsında kullanılmış ve böylece literatüre geçmiştir.
Yakut, terminolojik manadaki hattat sıfatına sahip olan ilk kişi olmuş
ve ondan sonra "Hattat" yerine kâtip veya başka bir ifade
kullanılmamıştır.
Şeyh Hamdullah:
Sultan II Bayezid'in Hatt hocası olan şeyh Hamdullah, Hattın, elinde
şekillendiği, geliştiği, tekâmül ettiği bir hattattır.
O, Yakut el-Mustasımi'nin ekolünü
gölgede bırakan yeniliklere imza atmıştır.
Şeyh Ekolü denilen ekole ismini
vermiştir. Günümüzde sürekli karşılaştığımız matbu Kur'an'lar, her ne
kadar gelişmiş şekli olsa dahi, bu ekolü takip eden sanatçıların
kaleminden çıkmıştır.
e-mail: tahahalityasar@gmail.com
|