Taha Halit  YAŞAR
9 Eylül Ünv.İlahiyat Fakültesi

 

Hüsn-i Hatt'ın Soy Ağacı;

Hüsn-i Hatt'ı Sanat Yapan Hattatlar

Öyle Bir İş Tut Ki Yaptığın İşten Dolayı Hiç Kimseye Karşı Utanmayasın

Şair Nizami

 

Hüsn-i Hatt'ın günümüzde anlaşıldığı şekilde; bir sanat olarak anlaşılması ve bu şekle bürünmesi serüvenine bir göz atmak, Hüsn-i Hatt'ı gelişme çağında yaşadıkları ile tanımaya yardımcı olacaktır.

Bu yüzden, Hatt sanatının büyük ıslahatçılarından bazılarına değinerek, bu sanatın birikimli ilerleyişindeki bir takım evrelerin farkına varmış olacağız.

*    İbn Mukle: Hatt sanatının ilk büyük reformisti olduğuna dikkat çekmiştik. Harflerdeki sert ve köşeli hatları, yuvarlayıp yumuşatarak, daha estetik bir yazı elde etmiştir.

Bir diğer önemli husus, Hattat İbn Mukle'nin yazıda nizam ve intizamın sağlanabilmesi için elif, nokta ve daireyi ölçü olarak kullanmasıdır. Aklam-ı Sitte dediğimiz altı önemli yazı çeşidi bu ölçü sistemine göre geliştirilmiştir.

*    İbn Bevvab (Ali b. Hilal): İbn Mukle'nin talebelerindendir. Onun en önemli özelliği hocasının sanatını tamamlaması, özetlemesi bir manada damıtmasıdır. Çünkü onun en güzel harflerini seçmiştir, yazının bütününde ise daha seri ve kıvrak bir hale getirmiştir.

Hocasından öğrendiğini, bütünüyle taklit etmek yerine, bu sanatı bir adım ileri götürmesi, İbn Bevvab'ı çok önemli ve incelemeğe değer bir kişi haline getiriyor.

*    Yakut el-Mustasımî: Son Abbasi Halifesi Mustasım Billah'ın kölesi olduğu söylenen hattat, kendi zamanına kadar (H stili ile) düz olarak kesilen kalemi ilk defa çapraz olarak kesmiştir. Bu şekilde yazıya, özellikle de Aklam-ı Sitte'ye yeni bir nefes ve yeni bir açılım getirmiş, sanatta küçük bir nüansla çok ciddi bir değişim gerçekleştirmiştir.

 

 

Yakut Mustasımi'ye kadar kalem bu şekilde açılıyordu. Hâlâ Latin Alfabesi kaligrafları kalemi bu şekilde kullanırlar.

 

Yakut el-Mustasımi'den önce bu sanatla uğraşanlara hattat veya kâtip denirdi. Hatta İbn Mukleye İmam'ül-Hattâtîn denmiştir. Fakat "Hattat" ve "Hattatlık" ıstılahi manada ilk kez Yakut el-Mustasımi şahsında kullanılmış ve böylece literatüre geçmiştir. Yakut, terminolojik manadaki hattat sıfatına sahip olan ilk kişi olmuş ve ondan sonra "Hattat" yerine kâtip veya başka bir ifade kullanılmamıştır.

*    Şeyh Hamdullah: Sultan II Bayezid'in Hatt hocası olan şeyh Hamdullah, Hattın, elinde şekillendiği, geliştiği, tekâmül ettiği bir hattattır.

O, Yakut el-Mustasımi'nin ekolünü gölgede bırakan yeniliklere imza atmıştır.

Şeyh Ekolü denilen ekole ismini vermiştir. Günümüzde sürekli karşılaştığımız matbu Kur'an'lar, her ne kadar gelişmiş şekli olsa dahi, bu ekolü takip eden sanatçıların kaleminden çıkmıştır.

 

          

e-mail: tahahalityasar@gmail.com

 

Eklenme Tarihi : 14.02.2007

Sayfayı Yazdır